Marghanita Laskinin bir zaman yolculugu olarak kurguladigi bu novellasi, 1953 yilinda yayimlandiginda gotik edebiyatin mücevherleri arasinda yerini almisti. Laskinin bu yapitinda Victoria dönemi kadininin kendi yazgisini belirleme yolunda karsilastigi kisitlamalara dair güclü mesajinin yani sira atmosfer yaratma konusundaki ustaligi da dikkate degerdir. Ana karakteri Melanie, 1950lerde Londrada yasayan, tüberküloz hastaligini atlatmis, evinde rahat bir nekahet dönemi geciren, modern tibbin bütün nimetlerinden yararlanan genc bir kadindir. Üzerine titreyen kocasi ve kendisiyle yakindan ilgilenen hemsiresiyle korunakli ve rahat bir yasam sürmektedir. Yataktan kalkabilecek kadar güclendiginde odasindan cikip, bir antikacidan satin aldigi Victoria döneminden kalma kanepeye uzanir ve uyuyakalir. Uyandiginda kendini ayni kanepenin üzerinde, ancak Victoria döneminde bir hasta odasinda, klostrofobik ve tiksindirici bir ortamda, yine tüberküloz hastasi bir genc kadin olarak bulur. Kadinlarin kendi bedenleri ve gelecekleri konusunda söz hakkina sahip olmadigi Victoria döneminin kasvetli ve bogucu ortamina bu istemsiz zaman yolculugu tam bir kabusa dönüsür.