Yeniden feodallesme, belki de son on yillarin tarihine derinden
damga vurmus iki karsit egilimin bileskesi olarak
degerlendirilebilir Bir yanda, cagdas düzenin yerlesik sinirlarinin
ötesine gecen fazlasiyla radikal bir adimin kacinilmaz olduguna
dair giderek artan bilinc; diger yanda ise, kurumsal düzenin olasi
bir devrimci dönüsümünde kendi ayricaliklarinin acikca tehdit
altinda oldugunu gören egemen güclerin direnci.
Toplumsal esitsizligin kaynaklari üzerine tartismalar uzun
yillardir sürüyor. Fakat 2008 finans krizinden sonra kamu
kaynaklarinin özel cikarlar icin seferber edildigi ayan beyan
ortaya ciktiginda esitsizlik bircoklari icin teknik bir problem
olmaktan cikip bir toplumsal sorun olarak tartisilmaya basladi.
Tekno-feodalizm, yeni feodalizm ve benzeri kavramsal girisimler
de bu sorunu ortaya koymanin cesitli yollarindan biri olarak
görülebilir.
Massimo De Carolis, Yeniden Feodallesme kitabinda sadece Bati
toplumlari icin degil, her toplumsal formasyon icin gecerli
olabilecek bir kavramsallastirmaya girisiyor ve yeniden
feodallesme dinamiginin bugünkü tezahürlerini kamusal
cikarlar ve özel cikarlar catismasinin tarihsellestirilmesinden
bagisik görmüyor, onun köklerini Bati modernitesine kadar
götürüp yeniden cagdas tartismalara getirerek anlamli neticeler
cikariyor. Okura demokrasiyi, hukuku, devleti ele alirken mutlaka
akilda tutmasi gereken bir analiz cercevesi sunuyor.