Rehvanin ucsuz bucaksiz düzlügünde bembeyaz bir kar bulutu deli firtinalarin esiginde Bitlis vadisinin kurak ve kücücük bir köyüne dogru amansizca durmadan esiyordu. Firtinalar kurumakta olan kavak agaclarinin yapraklarindan essiz kokulari etrafa saciyordu. Serceler kerpic evlerin catisinda kurulmus yuvalarina teker teker ucusup korunmaya calisiyordu bu amansiz gelen firtinalardan. Dünyanin kuruldugu andan itibaren durmadan tüm ihtisamiyla akan Bitlis deresi, kadim Rahva Ovasinda nazli nazli ilerleyip durmadan bir siirin en acikli dizeleri gibi kivrila kivrila kum firtinasinin ortasinda süzülmeye devam edip güneyin corak ve soguk topraklarina dogru ilerliyordu. Zamanin ilerleyen gizemli saatlerinde kar firtinasi yogunlugunu artirip göz gözü göremeyecek seviyesine ulasiyordu.