Bu kitabi olustururken ben yetmis yilin siirlerini degil, yetmis yilin kendisini bir kez daha yasadim.
Her siir, bir anin fotografidir. Kimi zaman öfkeyle, kimi zaman hüzünle; kimi zaman da baska türlü anlatamaya- cagim bir güzellige tanik oldugum icin kaleme sarildim. Yazdikca fark ettim ki siir, benim icin bir cözüm degil, bir tanikliktir. Ben de bu dünyadan gecerken gördüklerimi ve hissettiklerimi yalnizca kayda gecirmek istedim.
iire gec basladim. Ama simdi anliyorum ki bazi seyler ancak belirli bir olgunluk anindan sonra söylenebilir. Belki de bu kitap, tam zamaninda yazilmistir. Bir daha yasaya- mayacagim günlerin ardindan bir iz birakabildiysem, bu kitap o izi tasiyacaktir. Zira bir iz, bir ses kaliyor yasayanlarin arasinda; buradaki her siir, o izi derinlestirmek, o sesi daha gür duyurmak icin birer cagridir.