Gecenin Kapilari, mayinlarla, duvarlarla ve yalanlarla cevrilmis bir ülkenin
karanligina acilan bir esik. Bu roman yalnizca okunmaz, okuru da icine
cagirir. Her sayfa saklanan gercege biraz daha yaklastirir; her cümle
unutulmak isteneni yeniden yüzeye cikarir. Ve yolculuk bittiginde artik
eskisi gibi degilsinizdir.
Duyguyu suistimal etmeden cok derin bir aciyi anlatan güclü bir roman bu.
Sogukkanli ama yarali; yerel bir travmadan evrensel bir anlatiya dönüsen
bir yüzlesme.
Gercekcilik ile büyülü gercekciligin sinirinda, karanlikla isigin tam ortasinda
duruyor. Önce sarsiyor, sonra beraberinde tasiyor ve sonunda okuyucuyu
degismis haliyle geri birakiyor.
Gecenin Kapilari, unutmanin konforunu degil, hatirlamanin agirligini
secenler icin.